Giresunlu bilim insanları, çölyak hastalığının beyin üzerindeki şaşırtıcı etkisini ilk kez ortaya koyarak dünya tıp literatürüne girdi. Bu çığır açan keşif, hastalığın sadece bağırsaklarla sınırlı kalmadığını, erken tanının ve doğru beslenmenin hayati önemini bir kez daha gösteriyor.
Herkesin bildiği üzere çölyak, hayatımızda sessizce yer edinen ama etkisi büyük bir hastalık. Ancak Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı’ndan gelen son bilimsel çalışma, bu hastalığın bilinmeyen bir yönünü aydınlatarak dünya tıp camiasında adeta çığır açtı.
Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger liderliğindeki ekip, çölyak hastalarında şimdiye dek eşine rastlanmamış bir durumu gözler önüne serdi. Ortaya çıkan bu tablo, çölyakın sadece sindirim sistemini değil, beyin yapısını da derinden etkileyebileceğini gösteriyor.
Prof. Dr. Dülger’in anlattığına göre, dünyada ilk kez Giresun’da saptanan bu durum, çölyak hastalığına bağlı olarak beyin sapındaki kemik dokunun erimesi ve beynin omurilik kanalına doğru kayması (Arnold-Chiari malformasyonu) şeklinde kendini gösteriyor. Bu sıra dışı vaka, Uluslararası Beyin Cerrahisi Dergisi’nde yayınlanarak tıp literatürüne “ilk” olarak altın harflerle yazıldı.
Doğu Karadeniz Bölgesi, çölyak ve inflamatuar bağırsak hastalıkları (ülseratif kolit, Crohn) açısından Türkiye ortalamasının hayli üzerinde bir tablo çiziyor. Prof. Dr. Dülger, bu durumun tarihsel beslenme alışkanlıklarıyla sıkı bir ilişki içinde olduğunu belirtiyor.
Yüz yıl öncesine kadar bölgede mısır ağırlıklı bir beslenme düzeni hüküm sürerken, zamanla buğday ekmeğine geçişle birlikte çölyak hastalığında çarpıcı bir artış yaşanmış. Dülger bu durumu, “Bölgemiz için adeta bir ‘mısırdan buğdaya geçiş fenomeni’dir” sözleriyle özetliyor. Bu, sadece bir beslenme değişikliği değil, aynı zamanda sağlık haritamızı da şekillendiren kültürel bir dönüşümün de göstergesi.
Çölyak hastaları için beslenme, tedavinin olmazsa olmazı. Prof. Dr. Dülger ve ekibi, bu hayati ihtiyaca cevap vermek üzere “İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarında Beslenme” adlı bir kılavuz hazırladı. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün desteğiyle bu kitapçığın tüm Türkiye’deki hastanelere ulaşması planlanıyor. Böylece hastalar, bilimsel temellere dayanan pratik bir rehberle daha bilinçli bir yaşam sürebilecek.
Prof. Dr. Dülger, çölyakın sadece sindirim sistemiyle sınırlı bir problem olmadığını, çok daha geniş etkilere sahip olabileceğini vurguluyor. Erken tanının önemi, burada adeta bir kurtarıcı gibi karşımıza çıkıyor.
Tanı konulmayan çölyak, çocuklarda boy kısalığına, açıklanamayan kansızlığa, D vitamini eksikliğine ve hatta erken yaşta kemik erimesine yol açabilir. Dülger, özellikle çocukluk çağında yapılacak taramalarla, çocukların boylarında 10-12 santimetreye kadar ek uzama sağlanabileceğini belirtiyor. Tedavinin tamamen diyetle mümkün olması, erken tanının ne denli kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Anadolu’nun buğdayın anavatanı olduğunu hatırlatan Dülger, çölyak hastalığını adeta “Anadolu’nun hastalığı” olarak tanımlıyor. Bu alanda yapılacak daha fazla bilimsel çalışmanın faydasına işaret ederek, Türkiye’de hatta dünya çapında ses getirecek bir Çölyak Enstitüsü’nün kurulması yönündeki büyük temennisini dile getiriyor. Bu, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin sağlığı için de atılacak önemli bir adım olacaktır.
TrendBilgi.com, teknoloji haberleri, güncel bilgiler ve trend konularla ilgili içerikler sunan bir web sitesidir. Sitemizde en yeni teknolojik gelişmeleri, popüler kültür haberlerini ve ilginizi çekebilecek çeşitli makaleleri bulabilirsiniz.