Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sabah Gazetesi’ne özel makalesinde 2025 yılı değerlendirildi. Ekonomiden dış politikaya, savunma sanayinden enerjiye kadar birçok alanda atılan ezber bozan adımlarla Türkiye’nin gücüne güç kattığı vurgulanırken, 2026’nın büyük reformlar ve küresel ligde perçinlenen bir konumla yeni bir şahlanış yılı olacağı müjdelendi.
Koca bir yılı daha geride bırakırken, Türkiye için soluksuz bir koşuşturmanın, ter döktüğümüz, türlü sınamaların üstesinden geldiğimiz ve milletimizin sarsılmaz desteğiyle ülkemizi her alanda büyüttüğümüz bir döneme imza attık. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sabah Gazetesi’ne özel kaleme aldığı makalede, bu destansı yılın bilançosu çıkarılırken, gözler 2026’ya ve Türkiye Yüzyılı’nın parlayan hedeflerine çevrildi.
2025, Türkiye’nin uluslararası arenada sadece bir aktör olmakla kalmayıp, barışın ve istikrarın adeta bir sigortası haline geldiği bir yıl oldu. Yakın coğrafyamızda ve küresel çapta yaşanan çalkantılı süreçleri ustalıkla yöneten Türkiye, kendi çıkarlarını korurken, sorunların çözümünde de kilit bir rol üstlendi. Erdoğan, dünya savaşlar ve krizlerle boğuşurken, Türkiye’nin umut ışığı olduğunu vurguladı.
Gazze’den Suriye’ye, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan Somali-Etiyopya ihtilafına kadar uzanan geniş bir coğrafyada, Türkiye’nin barış diplomasisi ezber bozan hamlelerle sahnedeydi. Ankara, huzur ve istikrarın inşası için gayret gösterirken, mazlum coğrafyaların gür sesi olmayı sürdürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikada pusulalarının net olduğunu belirterek, “Ne Doğu’ya sırtımızı döndük ne de Batı’dan koptuk. Bizim tek bir eksenimiz var; o da Türkiye Ekseni…” ifadeleriyle ülkemizin bağımsız duruşunu perçinledi. 2026’da Türkiye’nin uluslararası siyasetin “anahtar ülkelerinden biri” olacağını müjdeleyen Erdoğan, Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinden, Türk Devletleri Teşkilatı ile entegrasyonu derinleştirmeye kadar geniş bir vizyon ortaya koydu.
Bölgemizdeki çatışmalar ve küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen, Türk ekonomisi 2025’te yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı stratejisiyle büyümeye devam etti. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olarak dikkatleri üzerine çekti. Bu başarı, sadece rakamsal bir büyüme değil, aynı zamanda gelecek için atılan sağlam adımların da bir göstergesi.
Erdoğan, 2026’nın, enflasyonun belinin kırılacağı ve tek hane hedefine kararlılıkla yürüneceği bir yıl olacağını ifade etti. Çalışanların, emeklilerin ve memurların alım gücünün sadece enflasyon oranında değil, büyümeden alınan payla da artırılacağının altını çizen Cumhurbaşkanı, gelir dağılımındaki adaletin sağlanmasını da 2026’nın en önemli hedeflerinden biri olarak işaret etti. Yüksek teknolojiye dayalı sanayi hamlesiyle gençlere nitelikli istihdam kapıları sonuna kadar açılacak.
6 Şubat depremlerinin derin acısı yüreğimizde tazeliğini korusa da, Türkiye asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışması ve seferberliğiyle gelmeyi başardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete verilen sözlerin tutulduğunu ve 11 ilde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümün afetzedelerin hizmetine sunulduğunu gururla açıkladı. Şehirlerimizin yeniden ayağa kaldırılması sürecinde 2026’da da huzurlu ve güvenli yaşam alanları oluşturmaya devam edileceği vurgulandı.
Türkiye, savunma sanayiinde “tam bağımsız Türkiye” hedefine emin adımlarla yürüyor. Yıllarca parasıyla dahi verilmeye tenezzül edilmeyen teknolojilerin, bugün yerli ve milli imkanlarla üretilip dost ve kardeş ülkelere ihraç edildiği bir döneme girildi. Savunma sanayiinde yerlilik oranı, %20’lerden %80’in üzerine çıkarak büyük bir başarıya imza atıldı.
2026, savunma sanayiimizde prototip döneminin nihayet ereceği, seri üretim ve envanter döneminin başlayacağı bir mihenk taşı olacak. Hava savunma sistemlerimizden milli uçağımıza, tankımızdan İHA/SİHA sistemlerimize kadar birçok proje başarıyla ilerliyor. Kızılelma’nın yerli üretim radar ve füzelerle hedef uçağı başarıyla vurması gibi gurur tabloları, Türkiye’nin teknolojik gücünü tüm dünyaya sergilemeye devam edecek. “Çelik Kubbe” gibi hava savunma bileşenleri güçlenirken, Türkiye havada, karada, denizde, uzayda ve siber vatanda daha güçlü bir varlık gösterecek.
Enerjide dışa bağımlılık, Türkiye’nin bağımsızlık yolundaki en büyük engellerden biriydi. Ancak Gabar’da günlük petrol üretimi 70 bin varilden 81 bin varile yükselirken, yurt içi ve yurt dışında günlük petrol üretimi 180 bin varile ulaştı. Karadeniz gazı ve Gabar petrolüyle yakılan meşale, 2026’da devasa bir yangına dönüşecek.
Akkuyu Nükleer Santrali ile Türkiye, nükleer enerjide bir üst lige taşınırken, bu enerji sadece elektrik üretiminde değil, tıp, tarım, araştırma ve endüstriyel ısı gibi farklı alanlarda da kullanılacak. Ülkemiz, Rusya’dan Hazar’a, Orta Doğu’dan Akdeniz’e uzanan tüm enerji koridorlarının kesişim noktasında, enerji arz güvenliğini garanti altına alma yolunda kararlı adımlar atmayı sürdürüyor.
“Terörsüz Türkiye” sürecinde önemli eşikler geride bırakıldı. Cumhur İttifakı’nın yapıcı tavrı ve çözüme odaklanmasıyla, süreçte tüm gövde taşın altına konuldu. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun nihai raporuyla yeni bir soluk kazanılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi 40 yıllık bu musibetten kurtarmayı hedefleyen sürecin, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmeyeceğinin altını çizdi. Yol kazası yaşanmadan amacına ulaşması için üzerimize düşen her şeyin yapılacağı taahhüt edildi.
2026, sadece temelleri atılmış bir vizyonun değil, sütunları yükselen, daha büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasının konuşulduğu, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız, hasat yılı olacak. Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı 2026, ülkemizin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olarak tarihe geçecek. Yolumuz açık olsun!
TrendBilgi.com, teknoloji haberleri, güncel bilgiler ve trend konularla ilgili içerikler sunan bir web sitesidir. Sitemizde en yeni teknolojik gelişmeleri, popüler kültür haberlerini ve ilginizi çekebilecek çeşitli makaleleri bulabilirsiniz.