Ankara ve Kiev arasındaki 34 yıllık diplomatik yolculuk, stratejik ortaklıktan kritik arabuluculuğa uzanan zengin bir öykü sunuyor. Özellikle zor zamanlarda sergilenen bu dayanışma, iki ülke ilişkilerini her geçen gün daha da derinleştiriyor.
Türkiye ile Ukrayna arasındaki diplomatik münasebetler, 34 yılı geride bırakırken, köklü bir geçmişin ve derinleşen iş birliğinin hikayesini anlatıyor. Özellikle son yıllarda, küresel çaptaki zorlu sınamalara rağmen, iki ülke arasındaki ilişkiler stratejik bir mihenk taşı haline geldi. Bu uzun soluklu yolculuk, bölgesel istikrar ve barış adına atılan önemli adımlarla dolu.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasının ardından, 16 Aralık 1991’de Ukrayna’yı tanıyan ilk ülkelerden biri Türkiye oldu. Bu tarihi adımı, 3 Şubat 1992’de diplomatik ilişkilerin resmen tesisi izledi. Böylece iki kadim coğrafya arasında yeni bir sayfa açıldı.
Ankara ve Kiev, 2011 yılında kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey (YDSK) mekanizmasıyla ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine taşıdı. Bu mekanizma, karşılıklı anlayışı ve iş birliğini daha da pekiştiren bir çatı görevi gördü. İki ülke, bu platform aracılığıyla siyasetten ekonomiye, kültürden güvenliğe birçok alanda ortak hedefler belirledi.
Ekonomik ve beşeri ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla, 1 Haziran 2017’de hayata geçirilen kimlikle seyahat rejimi, iki halk arasındaki bağı sağlamlaştırdı. Bu uygulama, binlerce kişinin karşılıklı ziyaretlerini kolaylaştırarak kültürlerarası etkileşimi artırdı ve gönül köprüleri kurdu.
Türkiye ve Ukrayna, sadece ikili ilişkilerde değil, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi uluslararası platformlarda da birbirini çoğu konuda destekleyen bir duruş sergiliyor. Bu karşılıklı destek, iki ülkenin küresel barış ve iş birliğine olan inancının bir yansıması.
Rusya’nın 2014’te Kırım’ı yasa dışı ilhak etmesi, Türkiye için bir dönüm noktası oldu. Ankara, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü güçlü bir şekilde savunarak ilhakı asla tanımadı ve uluslararası hukukun üstünlüğüne olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. Bugün Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği görevini Neriman Celal yürütürken, Türkiye’nin Kiev Büyükelçiliği’nde Levent Bilgen diplomatik misyonu sürdürüyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte Türkiye, diplomatik arenadaki eşsiz konumunu bir kez daha kanıtladı. Savaşan taraflarla hem iletişim kurabilen hem de onları aynı masada bir araya getirebilen nadir ülkelerden biri olarak, barışa giden yolda kritik bir köprü vazifesi gördü.
Şubat 2022’de başlayan savaşın hemen ardından, Türkiye’nin arabuluculuk becerisi sayesinde Rusya ve Ukrayna aynı yıl içinde önce Antalya’da, ardından İstanbul’da aynı masada buluştu. Bu diplomatik çabalar, Karadeniz Tahıl Girişimi Anlaşması ile zirveye ulaştı. BM, Rusya, Türkiye ve Ukrayna’nın katılımıyla 22 Temmuz 2022’de İstanbul’da imzalanan bu anlaşma, küresel gıda krizinin önlenmesinde hayati bir rol oynadı ve Türkiye’nin diplomatik zaferlerinden biri olarak tarihe geçti.
Ankara, insani diplomasi alanında da önemli roller üstlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel girişimleriyle Eylül 2023’te gerçekleşen önemli savaş esiri takası, yüzlerce ailenin kavuşmasına vesile oldu. Bu, sadece bir başlangıçtı.
Türkiye, savaşın sona ermesi için 2025 yılında da yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Bu çabalar sonucunda taraflar, uzun bir aradan sonra İstanbul’da yeniden bir araya geldi. 16 Mayıs 2025’te Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yapılan müzakerelerde, “1000 kişiye 1000 kişilik” kapsamlı bir esir takası ve olası ateşkese dair görüşler detaylıca ele alındı. Takasın 25 Mayıs 2025’te tamamlandığı duyuruldu.
İkinci görüşme için yine İstanbul seçildi. 2 Haziran’da yapılan müzakerelerde, 6 bin Ukrayna askerinin dondurulmuş naaşlarının teslimi, ağır hasta ve yaralı askerler ile 25 yaş altındaki esir askerlerin takası konusunda mutabakat sağlandı. Temmuz ayında üçüncü tur için de adres yine İstanbul oldu; bu turda hem Rusya hem de Ukrayna’dan yaklaşık 1200 kişilik bir takas daha yapılması ve 3 yıldan uzun süredir esir tutulanların serbest bırakılması gibi hayati konular karara bağlandı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodomir Zelenskiy, savaşın başlamasından bu yana Türkiye’yi birçok defa ziyaret ederek kritik temaslarda bulundu. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan da Ağustos 2022’de, savaşın tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemde Ukrayna’nın Lviv şehrini ziyaret ederek, Ankara’nın Kiev’e olan desteğini ve barış arayışındaki kararlılığını bizzat gösterdi.
Türkiye ve Ukrayna arasındaki bu 34 yıllık yolculuk, sadece diplomatik ilişkilerin bir tarihi değil, aynı zamanda zor zamanlarda dahi diyalog ve iş birliğinin ne kadar değerli olabileceğini gösteren bir ders niteliğinde. Gelecekte de bu güçlü bağın, bölgesel ve küresel barışa katkı sunmaya devam edeceği aşikar.
TrendBilgi.com, teknoloji haberleri, güncel bilgiler ve trend konularla ilgili içerikler sunan bir web sitesidir. Sitemizde en yeni teknolojik gelişmeleri, popüler kültür haberlerini ve ilginizi çekebilecek çeşitli makaleleri bulabilirsiniz.