Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı’nda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri değerlendirdi. Bolat, Türkiye’de 1419 Çin firmasının faaliyet gösterdiğini, 53 milyar dolarlık ticaret hacmine rağmen Çin lehine olan açığı dengelemek istediklerini belirtti. Çin vatandaşlarına getirilen vize muafiyetini hatırlatarak, Türk iş dünyası için de benzeri kolaylıklar beklediklerini vurguladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ve Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT), İstanbul’da 3. Türkiye-Çin İş Konferansı‘nı düzenledi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşen bu önemli etkinlik, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik bağları güçlendirmeyi hedefliyor.
Konferans sadece bir buluşma olmanın ötesine geçerek, somut adımlara sahne oldu. Özellikle 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı‘nın tanıtıldığı bu zirvede, DEİK ile CCPIT, TÜSİAD ile CCPIT ve China International Expo Center (CIEC) ile ATA Holding arasında önemli işbirliği anlaşmaları imzalandı. Bu imzalar, gelecekteki ortak projelere ve ticari köprüklere zemin hazırlayacak.
Bakan Bolat, yaptığı konuşmada Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümünü hatırlatarak, bu tür etkinliklerin ikili ilişkilere can suyu katacağını belirtti. Çin heyetiyle konferans öncesi gerçekleştirdiği görüşmeleri “samimi ve yapıcı” olarak nitelendiren Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri her alanda ilerletme noktasındaki kararlılıklarını dile getirdi.
Dünya ekonomisinin ve ticaretin “çetin bir dönemden” geçtiğine dikkat çeken Bolat, geçen yıl küresel sistemlerde yaşanan sarsıntıların herkesçe malum olduğunu vurguladı. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, dünya ekonomisi geçen yıl yüzde 3,2 büyürken, bu yıl için tahminin yüzde 3,1 olduğunu aktardı. Ancak küresel ticaretin geçen yılki yüzde 2,5’lik büyümesine karşın, bu yıl için sadece yüzde 0,6’lık cılız bir artış beklentisi olduğunu belirten Bakan, “Dünya halklarının ekonomik refahının artması noktasında ticarete ihtiyacımız var,” diyerek ticaretin önemine işaret etti.
Bolat, Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Ajansı (UNCTAD) verilerini de paylaşarak, küresel doğrudan yatırımların 2024-2025 yıllarında 1,5 trilyon dolar civarında seyrettiğini anımsattı. Tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, maliyetlerin ve risklerin arttığı bu dönemde, öngörülebilir ve düzenli işleyen bir küresel ticaret sistemi kurmanın sorumlulukları olduğunu ifade etti.
Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin geçen yıl ilk kez 1,5 trilyon dolarlık milli gelire ulaştığını ve kişi başına milli gelirin 18 bin doları aştığını gururla ifade etti. Toplam mal ve hizmet ihracatının 397 milyar dolara yükseldiğini belirten Bolat, Türkiye-Çin arasındaki toplam ticaret hacminin geçen yıl 53 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Ancak bu ticarette Çin lehine olan büyük dış ticaret fazlasına dikkat çekerek, Çinli ortaklara bu açığın kapatılması yönünde teklifler sunduklarını aktardı.
Bolat, “amacımız ticareti daraltmak değil, tam tersine Türkiye’nin de Çin pazarında daha fazla görünür olması, payının artması, ürün çeşitliliğinin sağlanması” diyerek, yüksek katma değerli ürünlerle “kazan-kazan” ilkesine dayalı dengeli bir ticaret yapısı oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. Bu yılın ilk ayında Türkiye’den Çin’e ihracatın yüzde 32 artışla 335 milyon dolara yükselmesinin bu konudaki ümitlerini tazelediğini ekledi.
Türkiye ve Çin arasında yatırım cephesinde de önemli fırsatlar bulunduğuna inanan Bakan Bolat, ilginç veriler paylaştı:
Yatırım hacmine gelince, Türkiye’den Çin’e 175 milyon dolarlık bir yatırım söz konusuyken, Çin’den Türkiye’ye yapılan yatırımın 3,2 milyar dolara ulaştığını belirtti. Bu rakamlar, karşılıklı ekonomik etkileşimin boyutunu gözler önüne seriyor.
Bakan Bolat, Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının sadece sayılarla sınırlı olmadığını, finans, enerji, hizmetler, ulaşım ve telekomünikasyon gibi stratejik alanlarda yoğunlaştığını işaret etti. Küresel çapta 3,1 trilyon dolarlık doğrudan yatırım hacmine sahip olan Çin’in, Türkiye’deki yatırım potansiyelinin çok daha yüksek olabileceğini düşündüğünü dile getirdi.
Ticari ve yatırım ilişkilerinin yanı sıra turizm de iki ülke arasında önemli bir köprü görevi görüyor.
Bakan Bolat, ulaşım ve bağlantısallık noktasında Kuşak ve Yol Projesi‘nin hızla gelişen bir işbirliği alanı olduğunu vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin Çin’den turizm alanında “büyük beklentileri” olduğunu ifade etti.
Geçen yıl 425 bin Çin vatandaşının Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirten Bolat, bu sayının Çin’in yıllık toplam dünya turist gönderiminin sadece yüzde 1’ine denk geldiğini kaydetti. Çinli turistlerin Türkiye’yi tanımasından büyük memnuniyet duyacaklarını dile getiren Bakan, hava yolu bağlantılarının ve uçuş frekanslarının artırılması konusunda yapıcı işbirlikleri yürütüldüğünü açıkladı.
Önümüzdeki süreçte Türkiye’de daha fazla Çinli turist görmeyi hedeflediklerini söyleyen Bolat, 2 Ocak 2026 itibarıyla Çin vatandaşlarına vize muafiyeti getirilmesinin bu hedefi destekleyecek kritik bir adım olduğunu vurguladı. Benzer bir vize kolaylığının Türk iş dünyası için de Çinli ortaklardan beklendiğini sözlerine ekledi.
Ticaret Bakanı Bolat’ın açıklamaları, Türkiye ve Çin arasındaki ilişkilerin sadece mevcut durumu değil, aynı zamanda gelecekteki potansiyellerini de gözler önüne seriyor. İki ülke, karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde, daha dengeli, daha dinamik ve daha derinlemesine bir ekonomik işbirliği için önemli adımlar atmaya devam edecek gibi görünüyor. “Kazan-kazan” ilkesiyle şekillenecek bu yeni dönem, hem Türkiye hem de Çin için yeni ufuklar vaat ediyor.
TrendBilgi.com, teknoloji haberleri, güncel bilgiler ve trend konularla ilgili içerikler sunan bir web sitesidir. Sitemizde en yeni teknolojik gelişmeleri, popüler kültür haberlerini ve ilginizi çekebilecek çeşitli makaleleri bulabilirsiniz.