Küresel piyasalar, ABD’den gelen sağlam büyüme verileri ve Fed’in faiz indirimi beklentileriyle yön bulmaya çalışırken, Davos’tan esen ılıman jeopolitik rüzgarlar piyasalara nefes aldırdı. Altın ve gümüş rekor seviyelere ulaşırken, Asya’da BoJ kararı ve Japonya seçimleri, Türkiye’de ise TCMB’nin sürpriz faiz indirimi ve BIST 100 endeksinin tarihi kapanışı damgasını vurdu. Gözler şimdi PMI verileri ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye raporlarında.
Küresel sahnede ekonomik veriler ve jeopolitik esintiler, piyasaların nabzını tutmaya devam ediyor. Özellikle ABD’den gelen sinyaller, finans dünyasını bir hayli meşgul ederken, dünyanın dört bir yanından gelen diğer gelişmeler de büyük bir dikkatle izleniyor. Adeta bir bulmaca gibi, her parça küresel ekonominin büyük resmini şekillendiriyor.
ABD’nin ekonomik yapısı, pek çok beklentiyi geride bırakan büyüme verileriyle gücünü bir kez daha kanıtladı. Bu durum, işgücü piyasasına dair endişeleri bir nebze olsun dindirse de, enflasyon cephesindeki temkinli duruşunu koruyor. Amerikan Merkez Bankası (Fed)’nın yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi de öngörülerle uyumlu bir tablo çizince, fiyatların genel seyrinin kontrol altında olduğu anlaşıldı.
Bu işaretlerin ardından para piyasalarında Fed’in gelecek adımlarına ilişkin beklentilerde büyük bir sarsıntı yaşanmadı. Piyasalar hala, bankanın yılın ilk faiz indirimini Haziran ayında gerçekleştirmesine kesin gözüyle bakıyor. Ekonomi, dezenflasyon sürecini sağlam adımlarla sürdürürken, Fed’in faiz patikasındaki incelikli dengesi merakla bekleniyor.
İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu, küresel liderlerin önemli mesajlarına ev sahipliği yaptı. Zirvede, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland meselesi üzerindeki geri adımı, küresel ticaret cephesindeki gerilimin tırmanabileceği korkularını bir nebze olsun yumuşattı. Haziran ayında yüzde 25’e varması beklenen tarife takviminden vazgeçilmesi, piyasalara adeta bir nefes aldırdı.
Aynı zamanda, jeopolitik tansiyonu düşürmeye yönelik diplomatik adımlar da Davos’ta sahne aldı. “Gazze için Barış Kurulu Şartı” imza töreni düzenlenirken, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmeleri de yakından takip edildi. Rusya’nın dış politika danışmanının duyurduğu üzere, Rusya, ABD ve Ukrayna heyetlerinin Abu Dabi’de güvenlik meselelerini masaya yatırması, küresel korkuları bir nebze olsun azaltan önemli bir gelişme olarak kaydedildi.
ABD ekonomisinin dipdiri duruşuna işaret eden verilerin ardından, tahvil piyasasında alıcılı bir hava esti. ABD 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 4,24 seviyesine kadar gerileyerek yatırımcısına göz kırptı.
Ancak gerçek şölen, kıymetli metallerde yaşandı. Enflasyon cephesinden gelen sürprizsiz veriler, Fed’in faiz indirimi takvimini bozmazken, jeopolitik gerilimlerin tam anlamıyla sönümlenmemesi ve gümüşü tetikleyen endüstriyel canlanma, altın ve gümüşü tarihi zirvelere taşıdı.
Altının ons fiyatı dün 4.928 doları aşarak rekor kırarken, yeni işlem gününde 4.967 dolarla bu zirveyi daha da yükseğe taşıdı. Gümüş de adeta bir roket gibi fırladı; dün 96,6 dolarla yeni bir rekora imza atarken, bugün bu rekoru 99,25 dolara çıkararak yatırımcıların yüzünü güldürdü.
Diğer yandan, dolar endeksi dün yüzde 0,4 düşüşle 98,4 seviyesine indi ve yeni günde yatay bir seyir izliyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,6 artışla 63,9 dolara tırmandı. Bu gelişmelerle New York borsasında S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endeksleri kayda değer yükselişler yaşadı.
Avrupa borsaları da pozitif bir gün geçirdi. Piyasaların gözü kulağı, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın Davos’taki konuşmasındaydı. Trump’ın Grönland konusundaki ılımlı tutumu, jeopolitik risklerin azalacağı umudunu yeşertti.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın, askıya alınan AB-ABD ticaret anlaşması sürecinin yeniden başlayacağını duyurması, ticaret üzerindeki kara bulutları dağıttı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in bu gelişmeye minnettar olduğunu belirtmesi, diplomatik cephede suların durulduğunun bir işaretiydi.
Makroekonomik cephede ise, Avro Bölgesi’nde kamu borcunun GSYH’ye oranı, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 88,5’e yükseldi. Bu veriler eşliğinde İngiltere’de FTSE 100, Fransa’da CAC 40, İtalya’da FTSE MIB 30 ve Almanya’da DAX 40 endeksleri güçlü kazançlar elde etti.
Asya piyasaları karışık bir tablo çizerken, Japonya’daki gelişmeler bölgenin gündemini domine etti. Japonya Merkez Bankası (BoJ), yılın ilk toplantısında beklentilere paralel olarak politika faizini yüzde 0,75 seviyesinde sabit tuttu. Banka, 2025 ve 2026 mali yılları için büyüme ve enflasyon tahminlerini ise yukarı yönlü revize etti.
BoJ’un metninde, Japon ekonomisinin dışarıdan gelen destekle ılımlı büyümesini sürdüreceği, gelir-harcama döngüsünün güçleneceği belirtildi. Ancak global ticaret politikalarının etkileri de göz ardı edilmedi. Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) ılımlı yükselişin devam edeceği öngörüldü.
Öte yandan, Japonya’da erken genel seçim rüzgarları esti. Kabine, Başbakan Takaiçi Sanae’nin Temsilciler Meclisi’ni feshetme kararını onayladı. Normalde 2028’e kadar süresi olan meclisin feshiyle, 8 Şubat’ta erken seçim süreci başlayacak. Ülkede açıklanan makroekonomik verilere göre, yıllık enflasyon yüzde 2,1 ile beklentilerin altında kalırken, çekirdek TÜFE yüzde 2,4 artışla BoJ’un hedefinin üzerinde seyretmeye devam etti.
Çin cephesinde ise, Merkez Bankası referans dolar/yuan paritesini 2023’ten beri ilk kez 7 seviyesinin altında belirledi. Bu gelişmeler ışığında Asya borsalarında, Japonya’da Nikkei 225 yatay seyrederken, Hong Kong ve Şanghay endeksleri yükseliş kaydetti, Güney Kore’de Kospi ise düşüşle günü tamamladı.
Türkiye piyasalarında ise tam bir heyecan fırtınası yaşandı! Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, dün yüzde 0,97 değer kazanarak 12.851,49 puanla tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) da BIST 30 endeksine dayalı Şubat vadeli kontrat, akşam seansında artışla günü tamamladı.
Günün en çarpıcı gelişmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK)’ndan geldi. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan düşürerek yüzde 37’ye çekti. Ayrıca gecelik borç verme ve borçlanma faiz oranlarında da indirime gidildi. Kurul, duyurusunda enflasyonun ana eğiliminin Aralık’ta gerilediğini, ancak Ocak’ta aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına dikkat çekti. Talep koşullarının dezenflasyon sürecine desteğinin azaldığı ancak sürdüğü ifade edildi.
Bu kararın yanı sıra, TCMB toplam rezervleri 16 Ocak haftasında 205 milyar 177 milyon dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Dolar/TL kuru ise dün 43,2560’tan kapanış yaparak, yeni güne yüzde 0,2 artışla 43,3440’tan başladı.
Analistler, bugün uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch Ratings ve Moody’s’in Türkiye değerlendirmelerinin yakından takip edileceğini belirtti. Ayrıca, yurt içinde finansal hizmetler güven endeksi ve finansal hesaplar raporu, yurt dışında ise dünya genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verileri başta olmak üzere yoğun bir veri gündemi bizi bekliyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.000 ve 13.100 puan direnç, 12.700 ve 12.600 puan ise destek konumunda bulunuyor.
TrendBilgi.com, teknoloji haberleri, güncel bilgiler ve trend konularla ilgili içerikler sunan bir web sitesidir. Sitemizde en yeni teknolojik gelişmeleri, popüler kültür haberlerini ve ilginizi çekebilecek çeşitli makaleleri bulabilirsiniz.