Kayıp Çocuk İddiaları Çürütüldü: DMM Gerçeği Aydınlattı
Türkiye'de binlerce çocuğun kaybolduğu yönündeki iddialar, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından kesin bir dille yalanlandı. DMM, bu iddiaların TÜİK verilerinin kasıtlı olarak çarpıtılmasıyla oluşturulduğunu ve daha önce de yalanlanan bir dezenformasyon olduğunu belirtti.
Ortalığı Karıştıran İddialara DMM’den Net Bir Yanıt
Son zamanlarda sosyal medyada ve bazı mecralarda hızla yayılan, Türkiye’de binlerce çocuğun kayıp olduğu yönündeki asılsız iddialar, kamuoyunda büyük bir endişe fırtınası estirmişti. Ancak Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bu tür çarpıtma kampanyalarına anında müdahale ederek gerçeği tüm şeffaflığıyla gözler önüne serdi.
TÜİK Verileri Neden ve Nasıl Çarpıtıldı?
DMM’den yapılan açıklamada, tüm bu karmaşanın temelinde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilerin bilerek ve isteyerek bağlamından koparılarak yanlış yorumlanması yattığı belirtildi. Yani birileri, istatistikleri kendi amaçları doğrultusunda eğip bükerek, gerçekle alakası olmayan bir tablo çizmeye çalışmış.
TÜİK’in ‘Bulunan Çocuklar’ İstatistikleri Neyi İfade Ediyor?
Merkezin özellikle altını çizdiği üzere, TÜİK’in bahse konu istatistikleri, kayıp başvurusu yapıldıktan sonra emniyet güçlerince bulunarak ailelerine kavuşturulan çocuklara ilişkindir. Bu veriler, iddia edildiği gibi ‘kayıp olup da bulunamayan’ değil, aksine ‘kaybolduktan sonra bulunan’ yavrularımızın durumunu yansıtır. Dolayısıyla, binlerce çocuğun sırra kadem bastığına dair herhangi bir veri ya da resmi bir kayıt bulunmamaktadır. Kamu kurumları tarafından da “kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı” başlığı altında yayımlanmış hiçbir istatistiksel bilgi mevcut değildir.
Eski Bir Yalanın Tekrar Dolaşıma Sokulması: Kasıtlı Bir Manipülasyon mu?
DMM, bu iddiaların aslında yeni olmadığını da vurguladı. Bu dezenformasyon içerikli paylaşımlar, daha 2024 yılının başında bizzat kendi merkezleri tarafından açıkça yalanlanmıştı. Buna rağmen, aynı yanıltıcı bilgilerin, kamuoyunu tekrar karıştırmak ve kafa bulandırmak amacıyla kasıtlı olarak yeniden dolaşıma sokulduğu tespit edildi.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, vatandaşları bu tür asılsız ve art niyetli paylaşımlara itibar etmemeleri konusunda önemle uyardı. Unutmayalım ki, doğru bilgiye ulaşmak ve yalanın ağından kurtulmak için resmi ve güvenilir kaynaklara başvurmak hayati önem taşıyor.






