Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Suriye’nin geleceğine dair net mesajlar vererek ‘Bu topraklar Suriyelilerindir!’ dedi. Yurt içi başarıların yanı sıra küresel meydan okumaları ve ırkçılığın toplumdaki yerini de değerlendiren Erdoğan, birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası kameraların karşısına geçerek hem yurt içi hem de küresel meselelere ışık tutan çarpıcı açıklamalarda bulundu. Milletin huzurunda geçmiş bir yılın karnesini paylaşan Erdoğan, Türkiye’yi geleceğe taşıma azmini bir kez daha dile getirdi.
Yarıyıl tatili coşkusunun yaşandığı bu günlerde, Erdoğan da geride kalan bir yılın muhasebesini yaptı. “Türkiye’yi her alanda hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber ettik,” diyen Cumhurbaşkanı, devletin hizmet vizyonunun kesintisiz sürdüğünü vurguladı. Vatandaşlara seslenirken, oy tercihi ne olursa olsun herkesi kucakladıklarının altını çizdi. “Bizim kitabımızda ayrımcılık asla yer almaz, her insanımızı aynı muhabbetle bağrımıza basarız,” ifadelerini kullandı.
Ankara’ya kazandırılan yeni bir dev projeyi müjdeleyen Erdoğan, Esenboğa Havalimanı’nın üçüncü pistinin açılışıyla duyduğu gururu paylaştı. Bu önemli yatırımın Başkent için hayırlı olmasını dilerken, emeği geçenlere teşekkür etti. Ayrıca, vatandaşları hizmetten mahrum bırakan yerel yönetimlere de üstü kapalı göndermeler yaparak, “Kimin hizmet karnesinin pekiyilerle dolu olduğu gayet bellidir,” dedi. Kutuplaşma yerine eser siyasetinin önemine vurgu yaptı.
Erdoğan, son seçimlerde milletin iradesini doğru yönde kullandığını belirterek, “Milletimiz derin bir uçurumun kıyısından son anda döndü,” şeklinde konuştu. Anadolu irfanının bir kez daha tecelli ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin emin ellerde olduğunu hissettirdi.
Cumhurbaşkanı, ülkenin enerjisini sanal polemiklere harcamayacaklarını, bunun yerine eser üretmeye devam edeceklerini ifade etti. Dünyanın “fırtınalı bir dönemden” geçtiğini belirterek, “Hukukun gücü yerine, güçlünün hukukunun egemen olduğu çarpık bir düzene doğru sürükleniyoruz,” tespitinde bulundu.
Gelecek ay beşinci yılına girecek olan Rusya-Ukrayna Savaşı’nın insanlık dramına yol açtığına dikkat çeken Erdoğan, barış yolunun hala bulunamamasından üzüntü duyduğunu dile getirdi. Komşu İran’da yaşanan gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı, “Sokaklar üzerinden yazılmak istenen senaryoyu” gördüklerini ve İran’ın bu zor günleri aşacağına inandıklarını söyledi. Türkiye olarak her zaman ilkeli duruş sergilediklerini ve sorunların çözüm adresinin “müzakere masası” olduğunu vurgulayarak, tüm tarafları diplomasiye davet etti.
Erdoğan’ın konuşmasının en can alıcı noktalarından biri Suriye’ye dair mesajlarıydı. “Suriye, Suriyelilerindir!” diyerek bölgenin geleceğinin Suriye halkının elinde olduğunu vurguladı. Yüz binlerce insanın hayatına mal olan 13,5 yıllık dramın ardından yakalanan “tarihi fırsata” dikkat çeken Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Tek devlet, tek ordu ilkesinin bir ülkenin vazgeçilmezi olduğunu hatırlattı.
Halep’te başlayan askeri hareketin ateşkesle sonuçlanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Erdoğan, Suriye ordusunun operasyonu büyük bir hassasiyetle yönetmesini takdir etti. Provokasyonlara rağmen ordunun başarılı bir sınav verdiğini ifade ederek, “Tüm bunlar Suriye’de kalıcı barış için önemli kazanımlardır,” dedi. Şara ile yaptığı görüşmeyi de aktaran Erdoğan, terörle mücadelede Türkiye’nin Suriye’nin yanında olduğunu yineledi.
Cumhurbaşkanı, 13,5 yıl boyunca acılar çeken Suriye halkının artık savaş istemediğini açıkça beyan ettiğini vurguladı. “Suriye’nin bereketli toprakları kana, acıya ve gözyaşına doymuştur,” diyerek barış çağrısını yineledi ve ateşkes anlaşmasının gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasında ırkçılığa ve ayrımcılığa kesin bir dille karşı çıktı. “Irkçılık, bizim kadim kültürümüzün, medeniyetimizin reddettiği bir hastalıktır,” diyerek, Türkiye’nin hiçbir mezhebin ya da etnik kimliğin karşısında olmadığını vurguladı. Bazı siyasetçi ve yazarlardaki “ırkçılık virüsüne” dikkat çeken Cumhurbaşkanı, içten bir ifadeyle şöyle sordu: “Ellerine boylarından büyük silah tutuşturulan çocuklar, hem Kürt kardeşlerimizin hem Suriye’nin geleceği değil mi?”
Erdoğan, “Kürt bizim kardeşimiz, Arap, Alevi, Şii, Sünni bizim kardeşimiz,” sözleriyle birlik ve beraberlik mesajını pekiştirdi. “Bu nefret, bu hırs ve ihtiras niye?” diyerek bölgede kardeşçe yaşamanın önemine değindi. Türkiye Cumhuriyeti varken başka dostlar aramanın, elinde Müslüman kanı olanlardan medet ummanın anlamsızlığını dile getirdi.
Suriye başta olmak üzere bölgede savaş, çatışma ve gerilim görmek istemediklerini belirten Erdoğan, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin savaş baronlarının ceplerine akmasını reddetti. “Etnik kökenine, mezhebine bakmaksızın akan kanın durmasını, ölümlerin ve katliamların son bulmasını istiyoruz,” diyerek barış ve istikrar arzusunu dile getirdi. Bir asır önceki acıların tekrarlanmaması için provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğini vurgulayarak, kenetlenmiş bir şekilde müreffeh yarınlara yürüme çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda kamuoyunu derinden sarsan bir konuya, küçük Atlas’ın vahşice katledilmesi olayına da değindi. “Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargıda gereken dersi almasını istiyoruz,” diyerek Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına görev düştüğünü belirtti. Minguzzi olayı gibi bu trajedinin de yürekleri dağladığını ifade eden Erdoğan, “Pırlanta gibi yavru nasıl acımasızca katledilir? Bunun hesabını sormak görevimizdir,” sözleriyle adaletin tecelli edeceğinin sözünü verdi.
TrendBilgi.com, teknoloji haberleri, güncel bilgiler ve trend konularla ilgili içerikler sunan bir web sitesidir. Sitemizde en yeni teknolojik gelişmeleri, popüler kültür haberlerini ve ilginizi çekebilecek çeşitli makaleleri bulabilirsiniz.