Asrın felaketinde büyük yara alan Hatay’ın manevi kalbi Habib-i Neccar Camii, titiz bir restorasyonun ardından yeniden ibadete açıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin üstlendiği ve büyük bir özenle tamamlanan bu tarihi diriliş, Antakyalılar için umudun ve yeniden hayat bulmanın simgesi oldu. İmam Fethullah Uğraş’ın duygu yüklü sözleriyle “Antakya’nın kalbi” benzetmesi, caminin şehir için önemini gözler önüne seriyor.
Üç semavi dinin kadim beşiği Hatay, asrın en büyük felaketinde tarifsiz bir yıkımla sarsıldı. Binlerce canın yitirildiği bu hüzünlü diyar, kaldırılan enkazların ardından ortaya çıkan devasa boşluklarla, depremin acı izlerinin en çarpıcı simgesi haline geldi. Şehrin yalnızca binaları değil, köklü tarihi ve kadim medeniyeti de bu büyük sarsıntıdan nasibini aldı. Anadolu’nun ilk mescidi, manevi bir köprü olan Habib-i Neccar Camii de ne yazık ki bu felakette tamamen harabeye döndü.
Yasin Suresi’nde müjdelenen Habib-i Neccar Hazretleri’nin caminin dört metre altındaki türbesi, tüm yıkıma rağmen bir enkaz yığınının arasında mucizevi bir şekilde ayakta kalmıştı. Ancak cami kısmı, maalesef tarih sayfalarından silinme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinesinde yürütülen ‘Asrın İnşa Seferberliği’ kapsamında, Hatay’da 153 bini aşkın konut ve iş yeri yeniden yükseldi. Bu büyük diriliş hamlesinde, Habib-i Neccar Camii başta olmak üzere Tarihi Uzun Çarşı, Hükümet Konağı ve Tarihi Meclis binası gibi kentin kültürel ikonları da yeniden inşa ve ihya edildi.
Habib-i Neccar Camii’nin yeniden hayata döndürülmesi görevini ise Hz. Mevlana’nın feyz dolu şehri Konya üstlendi. Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile el ele vererek çalışmalara derhal başladı. Enkaz altında kalan her bir taş, büyük bir özenle tek tek toplandı. Caminin her bir metrekaresi, geçmişin mirasına sadık kalarak, büyük bir titizlikle aslına uygun bir şekilde inşa edildi. İnce işçilikle, caminin her köşesi yeniden nakış nakış işlendi, adeta bir sanat eseri gibi yeniden canlandırıldı.
6 Şubat 2023’teki o kara günden 1055 gün sonra, 27 Aralık 2025 tarihinde, cuma namazıyla cami yeniden kapılarını ibadete açtı. Bu tarihi ana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bizzat katıldı. Bu, sadece bir caminin açılışı değil, Hatay’ın kalbinin yeniden atmaya başlamasının ilanıydı.
Antakyalı kimliğiyle Habib-i Neccar Camii’nde tam 28 yıldır vazife yapan 56 yaşındaki İmam Fethullah Uğraş, o zorlu günlerden bugüne uzanan süreci, yüreğinden süzülen kelimelerle aktardı. Bakan Kurum’un sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülerde, İmam Uğraş’ın “Evimi değil, camimi merak ettim” sözleri dikkat çekti. Bakan Kurum da bu sözlere atıfta bulunarak, “Çünkü Habib-i Neccar Antakya’nın kalbiydi. Çok şükür yeniden ibadete açıldı. Hatıralar, dualar ve umutlar eskisi gibi yine bu kubbenin altında buluşuyor” ifadelerini kullandı.
Cebrail Mahallesi’ndeki evi depremde yerle bir olan ve eşiyle birlikte tam beş saat enkaz altında hayatta kalma mücadelesi veren İmam Uğraş, memleketi Akçaova Köyü’nde 38 yakınını kaybetti. Bir süre Ankara’da tedavi gördükten sonra yeniden Antakya’ya dönen Uğraş, hikayesini şöyle paylaştı:
“Hatay’da 1200 tane imamdan bir tanesiyim. 37 yıldır imamlık yapıyorum. Ama beni ayrıcalıklı kılan, Habib-i Neccar Camii’nde, Habib-i Neccar Hazretleri’nin gölgesinde hizmet etmek. Anadolu’da yapılmış ilk cami. Adına yapılan insan, Cenab-ı Hakk’ın Kur’an’da övdüğü, Peygamber Efendimizin hadislerinde onun lisanında övgüye mazhar olmuş bir zatın adını taşıyor. Hatay’ın en kıymetli varlığı Habib-i Neccar Hazretleri’dir, Habib-i Neccar Camii’dir. Dolayısıyla en kıymetli varlığını kaybedenin duygularını yaşadık.”
Uğraş, caminin enkazını gördüğü ilk anı büyük bir hüzünle şöyle dile getirdi:
“Bir insanın dışarıdan gelip de evinin yerle bir olduğunu gördüğünde neler hissedebileceğini tahmin edersiniz. Tüm Antakyalılar olarak Habib-i Neccar Camii’nin enkazını görmek bizim için tarifi olmayan büyük bir acıydı. Kendi evimizden hiç bahsetmedik, benim evim de yıkıldı ama Habib-i Neccar Camii kadar evimi merak etmedim desem yeridir. Yani Antakya’yı bir insana benzetirsek; Habib-i Neccar Hazretleri o insanın kalbidir. Cami enkazını gördüğünde insanlar kalbi durmuş bir insanı gördü. Şu an camiyi ayakta gördüklerinde ise yeniden hayata dönmüş bir insanı görüyorlar.”
Ankara’daki tedavi süresince dahi memleketine geri dönme umudunu hiç yitirmeyen Uğraş, “Bir televizyon muhabiri bana sorduğunda onlara da demiştim; çok kısa zamanda Antakya inşallah yeniden ayağa kalkacak ve hepimiz Antakya’ya döneceğiz. Dediğim gibi de oldu elhamdülillah” diyerek umudunun nasıl gerçeğe dönüştüğünü anlattı.
İmam Uğraş, caminin inşaatı sırasında yaşadığı bir anıyı ise hafızasından silmediğini belirtti:
“İnşaat halindeyken geldiğimde işçiler beni görünce ‘hocam bir namaz kılalım avluda birlikte’ dedi. Birlikte avluda namaz kıldık. Yani bunlar tarifi olmayan duygular. Sonra minarenin metre metre yükseldiğine şahitlik ettik. Her bir aşaması ayrı bir heyecandı tabii… İhya edildi ve bunun da Antakyalı için değeri çok büyük.”
Yeniden ibadete açılan caminin vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü belirten Uğraş, depremde hayatını kaybeden cemaat sakinlerini gözleri dolarak andı:
“Cemaatimiz olan insanların birçoğu depremde rahmetli oldular. Deprem şehidi oldular. Yani caminin ilerlemesinden mutlu oluyorduk ama şu an bile gözümüz o göremediğimiz insanları, depremde şehitlerini arıyor. Kelimeler bazen duygularınızı ifade etmiyor; diliniz duygularınıza tercüman olamıyor; aslında şu anda onu yaşıyorum ben. Buna rağmen cemaatimiz 6 Şubat öncesinden daha fazla diyeyim, gerisini siz anlayın. Aşırı ilgi gösteriyorlar. Ağlayanı mı dersin, boynumuza sarılanı mı dersin.”
İmam Uğraş, büyük bir şevkle Habib-i Neccar Camii’ndeki görevine devam edeceğini dile getirerek, sözlerini bir teşekkürle tamamladı:
“Habib-i Neccar’ın böyle dimdik ayakta olduğunu, yeniden ihya olduğunu gören her bir Antakyalı, Antakya’nın yeniden hayata döndüğüne artık kalben, ruhen, bütün zerreleriyle inanıyor. Habib-i Neccar’ın torunları olarak Hazreti Mevlana’nın torunlarına sonsuz müteşekkiriz.”
Hatay Valisi Mustafa Masatlı da duygularını şu sözlerle ifade etti: “Camimiz hem eskisinden daha sağlam hem eskisinden daha derli toplu çarşısıyla ve kütüphanesi ile birlikte külliye şeklinde insanlarımızın hizmetine sunuldu.”
Habib-i Neccar Camii’nin yeniden açılması, sadece bir ibadethanenin kapılarının aralanması değil, Hatay’ın küllerinden yeniden doğuşunun, umudun ve direncin sarsılmaz bir sembolü oldu. Bu manevi yapı, şehrin kalbinde atışını sürdürerek, geleceğe dair inancı perçinliyor.
TrendBilgi.com, teknoloji haberleri, güncel bilgiler ve trend konularla ilgili içerikler sunan bir web sitesidir. Sitemizde en yeni teknolojik gelişmeleri, popüler kültür haberlerini ve ilginizi çekebilecek çeşitli makaleleri bulabilirsiniz.